Gelecekteki Kendime Mektup

Bu mektubu gelecekteki halime yazıyorum çünkü bu anıların zamanla silinip gitmesini istemiyorum. Çok fazla şey deneyimlediği zaman gelecekteki halimin durmasını ve bu mektubu alıp düşünmesini istiyorum. Nereden geldiğimizi ve kim olduğumuzu bilmezsek nasıl olmak istediğimiz yere gideriz?

Gelecekteki halimin durup derin bir nefes almasını ve düşünmesini istiyorum…

Gelecekteki bana mektup: unutmanı istemiyorum…

Sevgili kendim, seni bugün mutlu eden şeyleri unutmanı istemiyorum. Bu yüzden sana yazıyorum. Bu mektup sana yol göstersin ve her gece yatağa gülümseyerek gir. Hem sahip olduğun dostların hem de yaptığın iş ya da sosyal hayatın sayesinde. Belki isteklerin için hep savaşmak zorunda olacaksın ama hobilerin seni mutlu edecek. Umarım hiçbir zaman onlardan vazgeçmezsin. Ya da vazgeçersen umarım bu daha iyilerini edindiğin için olur.

Bu mektubu okuduğun zaman seni güzel bir anı yolculuğuna çıkaracağından eminim. Buna tutun. Geçen yılların duygularını değiştirmesine veya yüzünden bunları silmesine izin verme. Sevgili gelecekteki ben, zorluklara diren ve kendini kaybetme.

Gelecekteki ben, sana bu mektupta hayallerimi ve her sabah beni uyandıran şeyleri anlatmak istiyorum. Bunu okurken onlara ulaşabilmiş misin göreceksin. Ulaşmadıysan akıllı ol ve elde etmek için çalışmaya devam et. Bu yolda öğrendiklerini koru ve ders al. Başarılı olamasan bile her deneyimin sana bir şeyler katıp yeni fırsatlar açtığını unutma

Sevgili kendim…

Bugün beni mutlu eden şeyleri unutmak istemiyorum, senin de öyle. Bu mektup hatırlatıcı olsun. Sana bu sözleri mutlu bir anda yazıyorum, sanma ki sadece melankoli bana ilham verir. Her ne yapıyorsak istek ve iradeyle yap, yolundan şaşma, hor görme. Kararlı ol ve devam et. Ve unutma, ufukta gördüğün bulutların çoğu aslında o kadar karanlık değil.

Bu mektupta yaşadığın maceralı, gururlandığın şeyleri göreceksin. Her şeyden önemlisi seni özel ve farklı yapanın ne olduğunu. Sen özelsin ve öyle kalmanı istiyorum. Şu an gülmüyorsan dur ve düşün, olmak istediğin yerde misin ve nereye gidiyorsun. İçindeki kızı zapt ederek büyüme. Bu mektubu ona da yazıyorum.

Gelecekteki ben…

Gelecekteki ben köklerini unutmanı istemiyorum. Bu yüzden sana yazıyorum. Nereden geldiğini hep hatırla. Bu yolculukta senle birlikte olanlardan memnun olmak yetmez, onları da memnun et. Bağlantının koptuğu biri varsa ve özlüyorsan ara onu, o da senin bir parçan. Hayattaki anılarının parçası olduğu için ona teşekkür et ve gülümse.

Bu mektupta gelecekteki halim, tüm arzu ve umutlarım canlıdır. Hala öğrenmeye devam ediyorum. Bunların yol boyunca kaybolmasını istemiyorum. Rüzgarın kaderini öylece savurmasına izin verme.

Umarım gelecekteki ben, bu yolda kendini kaybetmeden sağlam şekilde ilerlersin. Kendime başka bir mektup daha yazmak istiyorum. Gerçekten her şeye değecek hayaller olduğunu göstermek için. Ne olursa olsun yaşa!

aklinizikesfedin.com

Travma

Bazı insanların yaşamları, öykü gibi akıp gidiyor; benimkinde ise bir sürü duraklamalar ve başlangıçlar var. İşte travmanın yaptığı şey bu. Akışı bölüyor…Sadece olup bitiyor ve ardından yaşam devam ediyor. Kimse sizi buna hazırlamıyor.

Jessica Stern, Denial : A Memoir of Terror

Truman Show

“The Truman Show” filminde, filme adını veren Truman, gözü pek bir televizyon yapımcısının tümüyle onun çevresine ördüğü ( çoğunlukla doğaçlamayla ) bir dünya içinde yaşamaktadır. Filmin bir kesitinde muhabir yapımcıya sorar :” Sizce Truman neden kendi dünyasının gerçek doğasını keşfetmenin kıyısına bile gelememiş durumda ?”Yapımcı ise şöyle yanıtlar :” Bizler, bize sunulan dünyanın gerçeğini kabul etmeye hazırızdır. “Incognito : Beynin Gizli Hayatı / David EaglemanDüzenlenmiştir.

Bibliyoterapi

Biblioterapi nedir?

Bibliyoterapi; yazılı edebiyatın ya da diğer adıyla kitapların tedavi olarak kullanımıdır. Bu tedavi yöntemi antik zamanlarda başlamıştır. Firavun II. Ramses, kütüphanesini ” ruh tedavisinde ” bir çare olarak görmekteydi.

Bibliyoterapi, modern çağda Birleşik Devletler’de zirveye ulaşmıştır. Bunun nedeni ise İkinci Dünya Savaşı sırasında cepheden dönen yaralı askerlerde işe yaraması olmuştur. Askerler kendilerini ne kadar çok okumaya adarlarsa o kadar hızlı savaş yaralarını sarmışlardır.

Allan Percy/ Her Güne Bir Kafka

Kokunun iyileştirici gücü

Koku’nun İyileştirici Gücü

Doğanın bize sunduğu en güzel armağanlar, bitki, çiçek ve ağaçlar.

Bitkiler -özellikle aromatik bitkiler- çoğalmak, yaşamlarını devam ettirmek ve kendilerini korumak için çeşitli özler üretiyor. Bu özler ki ister kendi doğallıklarında salgılanan kokularla, ya da çeşitli işlemler sonrası, insan sağlığı için katkısal bir dönüştürücü etkiye sahip.

Örneğin gül yağı, yaklaşık 300 farklı bileşik barındırıyor.

Bitkilerin iyileştirici gücünden yararlanan Aromaterapi; fiziksel ve duygusal iyilik hali sağlıyor.

“Tarihte koku, insanları etkileme konusunda o kadar önemli ki, 12. yüzyılda Mısır Kraliçesi olan Cleopatra, güzel bir kadın olmamasına rağmen Mısır rahiplerine hazırlattığı kokularla döneminde nam salmış, gülün de içinde bulunduğu esanslarla büyük bir etki meydana getirmiştir.

Babil ve Çin’de de kraliçeler çekici bulunmak için gül ve zambak kullanmışlardır.’

Türk tıp tarihinde İbn-i Sina ve Biruni gibi ünlü tıp alimleri, birçok bitki ve kokusu gibi, gülün de birçok hastalığı önleyici ve giderici olduğunu söylemiş ve hastalar üzerinde uygulamışlar.

Bu alimler, gülü akıl hastalarının tedavisinde kullanmış ve hafızayı açtığını, belleği güçlendirdiğini görmüşlerdir.

Nitekim, bir Alman araştırma grubu, denekleri gül kokulu bir odada uyuttuktan sonra zeka ve algılama seviyelerinin arttığını görmüş, daha sonra bir Türk araştırma grubu da gülle beslenen farelerin hafızalarının güçlendiğini ispatlamıştır.’

Divan Edebiyatı’nın güçlü şairlerinden Osman Nevres’in aynı zamanda bestelenen şiirinin ilk dörtlüğünde şöyle bir ifade geçer:

”Senden bilirim yok bana bir faide ey gül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül

Etsem de abestir sitem-i hare tahammül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül”

Düzenlenmiştir:

Kaynaklar: HaberTurk

Koruyucu Sağlık

Düzenleyen Evren Balgöz