Kanser hastalarında beslenme ESPEN klavuzları ne öneriyor?

İleri düzey kanser hastalarında beslenme için ESPEN klavuzlarını aşağıda ekliyorum. Buradan indirip inceleyebilirsiniz.

Özetleyecek olursak, kanser hastalarında ve major cerrahi geçirecek hastalarda temel prensipler aynı.

Beslenme yetersizliğine neden olabilecek pek çok faktör var. Tümörün etkisi, vücudun verdiği immün yanıt ve bunun oluşturduğu iştahsızlık, hareketsizlik, güçsüzlük, ağızda çıkan yaralar, tat alma duyusunun yetersizliği, bulantı kusma, büyük cerrahi operasyonlar, kilo kaybına neden oluyor.

Kilo kaybını erken tanımak son derece önemli, mümkünse normal yolla beslemek bu mümkün değilse kateterler aracılığı ile enteral yolu denemek gerek. Bu da mümkün olmuyor ise damar yolu ile hastalar beslenmeli.

Beslenmek, hastanede kalış süresini, gelişecek komplikasyonları ve tedaviye yanıtı, dolayısıyla sağkalımı direk etkiliyor.

ESPEN-Guidelines/malnutrition-against-cancer.pdf İNDİRMEK İÇİN: https://www.espen.org/files/ESPEN-Guidelines/PIIS0261561417302285.pdf

ESPEN-guideline_Clinical-nutrition-in-surgery.pdf İNDİRMEK İÇİN : https://www.espen.org/files/ESPEN-guideline_Clinical-nutrition-in-surgery.pdf

Ayna Ayna Söyle bana

AYNA AYNA SÖYLE BANA !

15A81B8A-08EA-42EE-9CC3-C19E42782E39

Bir yerlere yetişme telaşı içinde bir kadın akşamdan kalmış dolaşmış saçlarını hırçınca tarıyor. Sert bir şekilde traş oluyor adam. Mutsuz, bir zorunluluk için hazırlanıyor olmalı. Öfkeyle saçına sakalına söyleniyor…

Başka bir yerde, bir yerlere yetişme telaşı olmayan bir adam ya da kadın; zaman durmuş sanki, bir küçük hüzün aynadaki yüzlerinde. Ne saç var ne sakal. Mutsuz bir zorunluluk yaşıyor olmalı. Ancak aynadaki kendine gülümsüyor.

Bir yerlere koşturuyor kadın ya da adam; belli bir yere yetişmeye çalışıyor ve daha hızlı koşamayan bacaklarına ‘gecikicem senin yüzünden’ diye söyleniyor.
Bir yerde bir çocuk tekerlekli sandalyede, verdiği mücadeleden yorgun, bacakları sandalyesinin tekerlekleri olmuş, tedaviden geliyor. Çevresinin yakın ilgisinden yine de memnun şirinlikler yapıyor…

Başka bir yerde buğulanan gözlüğünden önünü göremeyen adam ya da kadın öfkeyle gözlüğünün camlarını siliyor.
Bir yerde bir adama ya da kadına çarpıyor biri, birileri ‘kör müsün önüne baksana’ diyor.

Kavgasız gülümsüyor adam ya da kadın göremediği gözlere! “Evet” diyor “ancak yüreğimle görebiliyorum”…

Bir yerde onu tam duymayan annesine sinirleniyor bir adam ya da kadın ‘ya bir kerede anlasana söylediğimi’ diye öfkeyle bağırıyor.
Başka bir yerde bir bebek doğuyor ve o anne son isteğini yerine getiriyor…

Bir yerlerde yemek ziyafetinde adam ya da kadın burnunu kıvırıyor şımarıkça yediği yemeğe ‘bu ne dercesine’.
Bir yerde tedavi etkisiyle midesi bulanan adam ya da kadın aç, günler sonra en sevdiği yemeği son ziyafet gibi yiyor.

Bir evde bir kadın ve adam bir bardak suda fırtınalar koparıyor;
Başka bir yerde serum askısına takılı ilacı akarken damarlarına içindeki fırtınaya karşı duruyor adam, ya da kadın.
‘Bu da elbet geçecek’ diyor…

Güneş parlıyor yukarda, hava sıcak mı sıcak; bir kadın sıcağa isyan ediyor ‘yeter ya artık geçsin bu sıcaklar’…
Başka bir yerde, kelliğini örten peruğunun altında kaşınan derisine aldırmadan, terini silen bir kadın “bugün de güneşi görebildim” deyip güneşe bakıp sıcacık gülümsüyor.

Bir toz kaçıyor gözüne yolda yürürken bir adamın ya da kadının gören sanır gaz bombası atıldı, öyle öfkeli.
Diğer yanda bir adam ya da kadının gözüne bir anda bir kirpik kaçıyor ve gözleri doluyor sevgiyle. ‘Bitti artık her şey artık bir kirpiğim var gözüme kaçan’ diye mutlu oluyor…

Siz hangi sahnedesiniz bilmem ama, sahnenizi ve rolünüzü yeniden gözden geçirin, aynadaki size bir kez daha dikkatlice bakın!
.
Çünkü hayat bir bardak suda kopan fırtınalardan, ya da bitmek bilmeyen şikayetlerden, yargılardan daha fazlası ve her an değerli.

Evren’den

#Neşe
#Umut
#Farkındalık

Bibliyoterapi

Biblioterapi nedir?

Bibliyoterapi; yazılı edebiyatın ya da diğer adıyla kitapların tedavi olarak kullanımıdır. Bu tedavi yöntemi antik zamanlarda başlamıştır. Firavun II. Ramses, kütüphanesini ” ruh tedavisinde ” bir çare olarak görmekteydi.

Bibliyoterapi, modern çağda Birleşik Devletler’de zirveye ulaşmıştır. Bunun nedeni ise İkinci Dünya Savaşı sırasında cepheden dönen yaralı askerlerde işe yaraması olmuştur. Askerler kendilerini ne kadar çok okumaya adarlarsa o kadar hızlı savaş yaralarını sarmışlardır.

Allan Percy/ Her Güne Bir Kafka