Sevginin Ayak İzleri

Kumsal boyunca yaptığı uzun yürüyüşten sonra, dinlenmek için önüne çıkan büyük bir kayanın üzerine oturdu. Dalgaların sesini dinlerken, rüzgârın tatlı esintisini aniden yüzünde hissetti. Gökyüzündeki güneşin yakıcı sıcaklığıyla beraber, ışığını kumların üzerine gönderdiğini ve onları en değerli mücevherleri kıskandıracak bir parlaklıkla gülümsettiğini gördü. Ve aniden kendi ayak izlerini….

İzleri görebildiği en uzak noktaya kadar takip etti. Geçmişin izlerini…Elbette kendi izleriydi gördükleri…Fakat kumun üzerinde bir çift ayak izi daha vardı.

Oysa etrafında kimse yoktu. Yolu yalnız yürümüştü. Bu ikinci iz kime aitti diye bir düşündü.

Anılarını gözden geçirdi birer birer, kendi yaşamını, yaşadıklarını…Hayatının her anında bir şekilde yanında olanları…İçini büyük bir sevgi denizi kapladı.

Kumlara daha dikkatli bakınca gizemli izlerin ara ara kaybolduğunu farketti. Yaşamındaki fırtınalı dönemlere denk geliyordu izlerin kayboluşu…İsyan etti neden diye ? Neden zor zamanlarında hep yalnız kalmış ve yanında hiç kimse olmamıştı ? Düşününce kalbi kırıldı birdenbire…

Fakat aniden gerçeği gördü ve kalbinin derinliklerinden gelen gizemli ayak izlerinin sesini duydu. Ses ona şöyle diyordu : ” Her zaman seninleydim, yoldaki her adımında…Bu nedenle iki çift ayak izi görüyorsun. Ancak üzgün olduğunda ve hayat sana artık yürüyemeyeceğin kadar ağır geldiğinde seni hep ben taşıdım. O zamanlarda gördüğün ayak izleri ise bana ait, sana değil !

Yolda giderken hayat önümüze türlü engeller çıkarır. Tablo zaman zaman karmaşıklaşır, ağırlaşır, dünyamız alt üst olur. Gözlerimiz görmez, duyularımız hissetmez olur. Yalnız hissederiz kendimizi…

Ancak zor dönemlerimizde o kadar çok şey vardır ki bizi yaşama bağlayan, yaşamı berraklaştıran, aydınlatan ve anlamlandıran…Aldığımız her nefeste; kalpten derinden bağlandığımız bize iyi gelen tüm sevdiklerimiz, ailemiz, dostlarımız, arkadaşlarımız, bizi sevgisiyle kuşatan tüm canlılar ve yaşamımıza anlam katan her bir detay çok önemlidir.

Bu şekilde tablo berraklaşır, canlanır aniden yaşam bulur sevginin gücü, nefesi ve teşekkürüyle…

Düzenlenmiştir

Yemek Borusu Kanseri Patolojisi

Eş anlamlı: #özefagus kanseri patolojisi

#Yemek borusu kanseri hücre yapısı

Patoloji

Yemek borusu kanserinin hücre tipi genel bir bakış açısı ile iki tiptir. Adenokarsinom (gland, salgı epitelinden kaynaklanır) ve yassı epitel hücreli (squamöz) karsinom.

Kanser hücresi elektron mikroskop görünümü

Adenokarsinom nedir?

Gland, salgı hücrelerinden oluşur. Bu hücre tipi midenin iç yüzeyini kaplar ve mide salgısını oluşturur. Bir miktar yemek borusu ile geçiş alanında görülür, yassı epitel hücresinden mide epiteli hücresine doğru bir geçiş oluşur. Buna mide ve yemek borusu arasındaki çizgi: Z çizgisi denir. Yukarıya doğru daha çok yassı epitel hücreleri yer alır. Midenin asit salgısına karşı dirençli bir hücre yapısıdır, aynı zamanda mukusdan ve asiti nötralize eden bir tabaka ile kaplıdır ve mide yüzeyindeki hücrelerden ve salgı bezlerinden salgılanırlar.

Adenokarsinom işte bu salgı hücrelerinden köken alan ama yapısı tamamen değişmiş, aşırı derecede büyüyerek kitle halini almıştır. Vakaların %60’ı bu hücrelerden oluşur. Barrett mukozası’da başkalaşarak, hücre yapısını değiştirerek kanserleşebilir. Barrett mukozasından gelişen kanser tipi Adenokanserdir. Hücre yapısı sebebiyle daha çok yemek borusunun alt kısımlarında ve mideye yakın yerlerde görülürler.

Barrett mukozası ve onun başkalaştığı hücre yapısı olan metaplazi ve displazi geri dönüşümlü hücre yapılarıdır. Yani kansere doğru gidebildikleri gibi, tamamen normal hücre yapısına da dönüşebilirler. Özellikle müzmin bir irritasyon mekanizması varsa örneğin reflü ve bu irritasyon kesilirse örneğin reflü tedavi edilirse bu hücre yapıları normale dönebilir.

Tütsüleme

Squamöz hücreli karsinoma nedir?

Yassı epitel hücreli karsinom demektir. Daha çok yemek borusunun üst kesimlerinde görülür. Gelişmiş ve zengin ülkelerde daha azdır. Fakir ülkelerde daha yaygındır. Yemek borusu kanserinin sebeplerini anlattığımız bir diğer yazımızda belirttiğimiz buzdolabı kullanılmayan, aşırı tuzlu, salamura ve tütsülenmiş gıdalarla beslenen asya ülkelerinde ve ülkemizin doğu kesiminde yaygındır. Sigara kullanımı ile ilişkilidir. Alkol ve nitratlar (bozulmuş, bekletilmiş gıdalar) sebebiyle oluşabilir.

Endoskopi ve biyopsi tanı koymak için yeterlidir

Patoloji ne demektir?

Patoloji, hastalık bilimi demektir. Ancak hastalıkların hem mekanizmaları hem de temel hücresel değişimlerini gözlemeyi, hücresel değişimler üzerinden teşhis koymayı amaçlar. Patoloji uzmanları, hastalıklı dokuları ince kesiltler haline getirip, daha sonra özel boyalarla boyarlar ve mikroskop altında incelerler. Kanser hastalığının, iyi ve kötü huylu hastalığın ve kötü huylu hastalığın evresinin değerlendirilmesinde kullanılır. Patoloji tebabetin temel taşlarından biridir.

Yemek Borusu kanserinin teşhisi nasıl konur?

Endoskopi ve alınan biyopsinin histopatolojik olarak incelemesi sonucu konur.