Kanser hastalarında beslenme ESPEN klavuzları ne öneriyor?

İleri düzey kanser hastalarında beslenme için ESPEN klavuzlarını aşağıda ekliyorum. Buradan indirip inceleyebilirsiniz.

Özetleyecek olursak, kanser hastalarında ve major cerrahi geçirecek hastalarda temel prensipler aynı.

Beslenme yetersizliğine neden olabilecek pek çok faktör var. Tümörün etkisi, vücudun verdiği immün yanıt ve bunun oluşturduğu iştahsızlık, hareketsizlik, güçsüzlük, ağızda çıkan yaralar, tat alma duyusunun yetersizliği, bulantı kusma, büyük cerrahi operasyonlar, kilo kaybına neden oluyor.

Kilo kaybını erken tanımak son derece önemli, mümkünse normal yolla beslemek bu mümkün değilse kateterler aracılığı ile enteral yolu denemek gerek. Bu da mümkün olmuyor ise damar yolu ile hastalar beslenmeli.

Beslenmek, hastanede kalış süresini, gelişecek komplikasyonları ve tedaviye yanıtı, dolayısıyla sağkalımı direk etkiliyor.

ESPEN-Guidelines/malnutrition-against-cancer.pdf İNDİRMEK İÇİN: https://www.espen.org/files/ESPEN-Guidelines/PIIS0261561417302285.pdf

ESPEN-guideline_Clinical-nutrition-in-surgery.pdf İNDİRMEK İÇİN : https://www.espen.org/files/ESPEN-guideline_Clinical-nutrition-in-surgery.pdf

Kokunun iyileştirici gücü

Koku’nun İyileştirici Gücü

Doğanın bize sunduğu en güzel armağanlar, bitki, çiçek ve ağaçlar.

Bitkiler -özellikle aromatik bitkiler- çoğalmak, yaşamlarını devam ettirmek ve kendilerini korumak için çeşitli özler üretiyor. Bu özler ki ister kendi doğallıklarında salgılanan kokularla, ya da çeşitli işlemler sonrası, insan sağlığı için katkısal bir dönüştürücü etkiye sahip.

Örneğin gül yağı, yaklaşık 300 farklı bileşik barındırıyor.

Bitkilerin iyileştirici gücünden yararlanan Aromaterapi; fiziksel ve duygusal iyilik hali sağlıyor.

“Tarihte koku, insanları etkileme konusunda o kadar önemli ki, 12. yüzyılda Mısır Kraliçesi olan Cleopatra, güzel bir kadın olmamasına rağmen Mısır rahiplerine hazırlattığı kokularla döneminde nam salmış, gülün de içinde bulunduğu esanslarla büyük bir etki meydana getirmiştir.

Babil ve Çin’de de kraliçeler çekici bulunmak için gül ve zambak kullanmışlardır.’

Türk tıp tarihinde İbn-i Sina ve Biruni gibi ünlü tıp alimleri, birçok bitki ve kokusu gibi, gülün de birçok hastalığı önleyici ve giderici olduğunu söylemiş ve hastalar üzerinde uygulamışlar.

Bu alimler, gülü akıl hastalarının tedavisinde kullanmış ve hafızayı açtığını, belleği güçlendirdiğini görmüşlerdir.

Nitekim, bir Alman araştırma grubu, denekleri gül kokulu bir odada uyuttuktan sonra zeka ve algılama seviyelerinin arttığını görmüş, daha sonra bir Türk araştırma grubu da gülle beslenen farelerin hafızalarının güçlendiğini ispatlamıştır.’

Divan Edebiyatı’nın güçlü şairlerinden Osman Nevres’in aynı zamanda bestelenen şiirinin ilk dörtlüğünde şöyle bir ifade geçer:

”Senden bilirim yok bana bir faide ey gül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül

Etsem de abestir sitem-i hare tahammül

Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül”

Düzenlenmiştir:

Kaynaklar: HaberTurk

Koruyucu Sağlık

Düzenleyen Evren Balgöz