Daha iyi yaşayın

CD21612A-4809-4B67-81A5-2E88B001FA45.jpeg

Doç. Dr. Şafak Nakajima

Nasıl hissettiklerini sorduğum hastalarım son yıllarda, en sık şu yakınmaları dile getiriyor:
•Endişeli ve mutsuzum

•Yaşam çok boş ve anlamsız geliyor

•Dikkatimi toplamakta zorlanıyorum

•Hafızam çok kötü, okuduğum hiçbir şeyi hatırlamıyorum

•Seçim yapmak ve karar almakta zorlanıyorum

•Kendimi şaşkın, çaresiz ve sıkışmış bir halde hissediyorum.

Bu yakınmaları dile getirenler arasında her yaştan, cinsiyetten, farklı sosyoekonomik sınıftan insan bulunuyor.

İnsani Gelişme, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği gibi kategorilerdeki yerimiz, artan işsizlik ve yoksulluk, özgürlük, adalet, çevre krizi gibi bileşenlerin dışında bu yakınmalara yol açan bazı nedenler var.

Birçoğumuz için yaşamın hızı artık, uyum sağlayamadığımız bir düzeye ulaştı.

İnanılmaz yoğunlukta bilgi akışıyla başa çıkmaya ve aynı anda birkaç şeyi birden yapmaya çalışmak, bir konuya tam olarak odaklanmamızı engelleyip, kısır bir eylemsizlik sarmalı yaratıyor.

Örneğin araştırmalar, çalışırken yanımızda telefonumuzun olması durumunda, düşünce ve odaklanma kapasitemizin ciddi ölçüde daraldığını ortaya koyuyor.

Çünkü ekran ve bildirimleri, sürekli aklımızı çeliyor.

Çok değil bundan elli yıl kadar önce, henüz televizyonun bile olmadığı bir dönemde, insanın önündeki manzaranın değişmesi için kendisinin yer değiştirmesi gerekiyordu.

Bugünse küçücük bir ekran, önünüze tüm dünyayı seriyor.

Uruguay’ın başkentinde havanın kaç derece olduğundan, sevdiğiniz film yıldızının öğle yemeğini nerede yediğine kadar öğrenebiliyor, çocukluğunuzun geçtiği sokağın son halini kamera kayıtlarında görebiliyor, okyanustaki balıkları canlı izleyebiliyorsunuz.

Ama tüm bunları sürekli ve amaçsızca yapmanız, beyninizi yoruyor, yıpratıyor.

O nedenle aşırı uyarandan uzaklaşmanız, sessiz ve ekransız zaman geçirmeniz, beyninizin sakinleşmesi için hayati öneme sahip.

Bizler sosyal varlıklarız ve derin, sağlıklı ilişkiler, zihinsel dengemizin anahtarıdır.

Sosyal medya üzerinden kurulan ilişkiler, yüz yüze paylaşımların yerini tutamaz.

Bu konuda özel çaba sarf etmeniz gerekiyor!

Çevrenizi tam potansiyelinize ulaşmaya, yeteneklerinizi beslemeye, değerlerinizi sorgulama ve zor kararlarınızı doğrulamaya teşvik eden, yanlış davrandığınızda veya olumsuz düşünce sarmalına girdiğinizde size akılcı geri bildirim ve destek sunan akrabalar, arkadaşlar ve topluluklarla kuşatın.

Zor insanlarla aranıza sınırlar koymayı, kendinizi olumsuz ve baskıcı çevre etkileşimlerden korumayı öğrenin.

Ayrıca gönüllü çalışmalara katılarak, mahallenizdeki komşu ve esnafla sohbet ederek geliştireceğiniz olumlu sosyal etkileşimler, zihin durumunuzu ve fiziksel sağlığınızı geliştirecektir.

Fiziksel hareket, uygun dinlenme ve beslenme de size daha fazla motivasyon, güç ve dayanıklılık sağlar.

Sıkışmış veya bunalmış hissediyorsanız, kalkın ve hareket edin.

Kendinizi geliştirmeyi ve öğrenmeyi yaşam boyu sürdürün.

Sağlıklı bir zihne sahip nitelikli insanlar sürekli öğrenir, kendisini geliştirir; yeni fikirlere, farklı insanlara ve akılcı çözümlere karşı daha açık ve uyumlu bir yaklaşım benimser.

Duygularınızın ve inançlarınızın düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve kararlarınızı nasıl etkilediğine dair farkındalığınızı artırmak, yaşamınızı daha güvenli bir şekilde yönlendirmenize yardımcı olacaktır.

Mükemmeliyetçilik de kaygıyı arttırır, yaşam kalitenizi bozar.

Bu özelliği taşıyorsanız, yapmanız gereken işleri sürekli erteleyebilir, ayrıntılara takılabilir veya aşırı derecede endişelenip riskten kaçınabilirsiniz. Tüm bunlar, hiçbir şey yapmamanızla sonuçlanabilir.

Mükemmeliyetçilikten vazgeçmekte sorun yaşıyorsanız, kendinizi, başkalarını ve yaşamı acımasızca yargılamanızı azaltan farkındalık meditasyonu uygulayabilirsiniz.

Ülkemiz maalesef hayalleri öldürmede çok usta insanlarla doludur.

Ne yapmak istemediğinizi fark ettiğiniz ve ne yapmak istediğinizi keşfettiğinizde, birileri size, değişim için artık çok geç olduğunu, yapamayacağınızı söyleyecektir:

‘’Yeni bir üniversite okumak mı? ÇOK GEÇ!’’

‘’Mutsuz evliliğini sonlandırmak mı? YAPAMAZSIN!’’

‘’İstifa edip başka bir alanda çalışmak mı? BULAMAZSIN!’’

Bazen bu sözleri kendi kendinize fısıldarsınız.

Cesaretiniz kırılır, kafanız karışır.

Korku, üzüntü veya endişe gibi duygularla yönlendirildiğinizde, enerjiniz düşer, bunalırsınız.

Yıkıcı düşünce ve duygulara kapıldığınızda onları otomatik olarak kabul etmek yerine, durun ve sorgulayın:

•Neden böyle hissediyorum?

•Kendime çok mu baskı yapıyorum?

•Onaylanma ihtiyacı mı hissediyorum?

•Hangi inançlarımı ve beklentilerimi yeniden yapılandırmam gerekiyor?

Bu sorgulamaya düşüncelerinizi yavaşlatarak başlayın.

Sakin bir yere çekilin.

Yavaş ve derin nefesler alın.

Kaslarınızda biriken gerilimi bilinçli olarak serbest bırakın.

Bu yöntemler sizi rahatlatacak ve iç sesinizi duymanızı kolaylaştıracaktır.

Sezgilerinize güvenin.

Sezgiyi, beyninizin yaşamınız boyunca gözlemlediği milyonlarca veriden derlediği derin iç bilgi olarak düşünebilirsiniz.

Akıllıca kullandığınızda sezgilerinizin, yaşamınızda yolunda gitmeyen şeyleri ayrıştırmanıza ve neyin doğru olduğunu bulmanıza muazzam katkısı olabilir.

Böylece yaratıcılığınız artar ve önemli kararları daha kolay alabilirsiniz.

Düşüncelerinizi ve kararlarınızı yazılı hale getirerek, bu seçeneklere dayalı olarak kendiniz için bir plan hazırlayabilirsiniz.

Plan, seçeneklerinizi basitleştirmeli ve gerçekleri içermelidir.

Unutmayın, harekete geçmek mutlak kesinlik gerektirmez.

Zihninizi sakinleştirmeyi öğrenirseniz, ne düşündüğünüz ve hissettiğiniz hakkında daha fazla farkındalık geliştirirseniz, bedeninize kulak verirseniz, daha iyi odaklanır ve daha kolay öğrenirsiniz.

Hafızanız daha iyi çalışır.

Öğrendiklerinizi hatırlarsınız.

Anlam ve amaç bulmanız kolaylaşır.

Daha sakin, amaçlı ve disiplinli olmak, hayatınızın sorumluluğunu almak demektir.

Ve işte ancak o zaman, gerçekten sizin olan bir hayatınız olur, yaşamaya başlarsınız!

Yazar: Dilek Orbatu

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s