Bir ağaçtan 10 ders

E972E3A2-75CB-4777-A513-A122E8DFB33E

Bir ağacın gölgesinde adam felsefe kitabı okuyordu. Sorular üstüne sorular adamın kafasını karıştırmıştı. Başını kaldırıp ağaca baktı.

—Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım dedi.
Birden ağaç dile geldi:

—Ben düşünmüyorum belki ama düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki, dedi.

Adam heyecanla:

—Seni dinlemek isterim, dedi.

Ağaç konuşmaya başladı:

—At o felsefe kitabını elinden, şimdi bana bak ve beni dinle
sana on tane hayat dersi vereceğim, dedi.

Adam heyecanlanarak:

—Tamam dedi.

Ağaç:

—Dinle o zaman, dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:

1-Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı
vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”

2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.

3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman
dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.

4-“Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” İnsanı
geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma rüzgâr engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.

5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç tüm gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?

6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.

7-Hiçbir ağaç acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.

8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara
haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.

9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı
bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.

10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep odun gözüyle bakmayın. Biraz da ibret gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. “Her şey bir ağacı sevmekle başlar.” Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.

Adam ağaca tekrar baktı, “Aslında odun olan bu ağaç değil
benmişim meğerse” diye geçirdi içinden.

(Bitkilerle Sohbet isimli kitapdan)

Bugünün içine gir

Bu sabah uyandım ve kendime şunu dedim;
“Bugünün içine gir, hayatı silkele ve dünyayı kendine getir.”

Şöyle de öğütledim;
“İnsanların takdirini kazanarak, kendine iyilik edemezsin. Aklından geçeni yap, kalbinden geçeni yaşa, dilinden geçeni söyle.”

Yataktan çıkıp, ayaklarım yeryüzüne basarken şunu da tembihledim;
“Yarına bıraktığın bütün güzel şeyleri, yarın koyduğun yerde bulamazsın.
Mutlu olduğun şeyleri erteleme, üzüldüğün şeyleri yanında gezdirme, zevk aldığın şeylerden vazgeçme.”

Suratıma suyu çarparkan, aynadaki yüzümün kulağına şöyle de fısıldadım;
“Sokağında koşmadığın şehir, senin şehrin değil. Ayaklarını sokmadığın deniz, senin denizin değil. Dilinin değmediği şiir, senin şiirin değil. Kulağının aşina olmadığı müzik, senin müziğin değil. Teninin terle yanmadığı şevişme, senin sevişmen değil. Kalkıp gitmediğin yerler, senin yerlerin değil. Bağıra çağıra yaşamadığın mutluluk, senin mutluluğun değil. Gözlerinin görmediği sevinçler, senin sevinçlerin değil. Ellerinin değmediği hisler, senin hislerin değil. Ve en önemlisi kalbinin vurmadığı bir dünya, senin dünyan değil.”

Evden çıkarken adımı çağırarak şunu da nasihat ettim;
Nefes almayı yaşamaktan sayıp böbürlenme.
Ot da nefes alır, ama haddini bilir, göğsünü gere gere yaşıyorum demez, sadece ucundan tutar hayatın.

Ömrünün kapısı kapanmadan,
ot olmayı reddet,
ve kıyısından geçmek yerine,
hayatın içine gir!
– Atakan GülgarE972E3A2-75CB-4777-A513-A122E8DFB33E.jpeg

Birşey yap

Bir şey yap, güzel olsun.
Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle.
Dilin mi dönmüyor? Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz.
Beceremez misin? O zaman güzel bir şeye başla.
Ama hep güzel şeyler olsun.
Çünkü; her insan ölecek yaşta…

Şemsi TebriziBD95DD2C-AF77-4797-B212-4F066044DF34.jpeg

Çöpü dışarı çıkar

Ağzına kadar dolu olan bir bardağa daha fazla su ekleyemezsiniz. Artık hayatınızda ihtiyaç duymadığınız düşünceleri, kini, nefreti, pişmanlıkları, inançları ve anıları serbest bıraktığınızda, yenilerinin hayatınıza girmesi için kapıları açmış olursunuz.
Aklımızı serbest bırakmalıyız. Böylelikle yüklerimizden kurtulacağız.
Dün bir filmde izledim. Yaşlı adam genç olana ‘çöpü dışarı çıkar’ diyordu. Hadi hep beraber çöpü dışarı çıkaralım

Akışa ayak uydurursanız, kaynağa ulaşırsınız.D89A32A1-3ED6-4D8A-93A7-7664B8B5161E.jpeg

Yürek yaşımdayım

2C4E2059-948D-4869-93FF-E8D5B54CEE4DKaç yaşındasın?dedi.
Yürek yaşımdayım,dedim.
Nasıl yani, dedi.
Dedim ki;
Yürek yaşım hep çocuk, bazen haşarı…
Yürek yaşım bazen çılgın genç,
Bazen romantik ve çılgın bir aşık.
Haksızlıklara dur diyen isyankar bir asi.
Yürek yaşım bazen orta yaş,
Hiç bitmeyen koruma duygusuyla dolu.
Yürek yaşım bazen bir kelebek,
Narin, kırılgan ve hassas.
Yürek yaşım bazen uçsuz bucaksız bir papatya tarlası,
Saf ve doğal.
Yürek yaşım ne olursa olsun, içinde nefret olmayan sevgi dolu…
Yürek yaşım gülümseyen bir çocuk,
Yürek yaşım sadık bir dost,
Yürek yaşım bir anne,
Yürek yaşım hiç bitmeyen bir mavi…
Sonsuz, sınırsız ve masum.
Yani yürek yaşım uçsuz bucaksız…
Mavi masmavi sevgi.
Yürek yaşım kaç yaşında olursa olsun,
Benim yürek yaşım hep çocuk.
Sahi sizin yürek yaşınız kaç?

Semihat Karadağlı