Çiçek Aşısı

Çiçek hastalığının öyküsü çok ilginçtir. İnsanlar, M.Ö. 10.000’den sonra yerleşik düzene ve tarım toplumuna geçince, hayvanları evcilleştirerek, onlarla iç içe yaşamaya başlamışlardır. Bu süreçte, çiçek hastalığına benzer bir virüsü taşıyan evcil hayvanların birinden, insana ilk kez bulaşmış olduğu düşünülmektedir.17. yüzyılda ise bu virüsün mutasyona uğrayarak, ölümcül bir yapıya dönüştüğü ve özellikle Avrupa’da yaygın ve yıkıcı hale geldiği belirtilmiştir.Yaptığı salgınlarla virüs, büyük insan yitimlerine neden olurken, 18. yüzyılın başına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık % 10’unda ölüme, sakatlığa, körlüğe ve şekil bozukluklarına yol açmıştır. Ancak hastalığa bir kez yakalanıp da ölmeden kurtulanların, bir daha bu hastalığa yakalanmadıkları görülmüştür.18. yüzyılın en büyük keşiflerinden biri, aşılanmanın ve özellikle çiçek aşısının bulunması olmuştur. Çiçek aşısı olayının öyküsü uzun ve zahmetlidir. Bunların arasında hekimlerin kendi içlerindeki tutuculuk ve ilahiyatçıların bilime ve keşiflere olan karşı tutumlarının azalmış da olsa hâlâ devam etmekte olması sayılabilir.Bu yüzyılda İngiltere’nin İstanbul’daki elçisinin eşi çok akıllı, girişken, topluma uyan, becerikli Lady Mary Wortley Montagu’dur. Lady Montagu, İngiltere’ye yazdığı mektuplarda, Osmanlı Türkleri’nin, çiçek aşılamasını başarıyla yüruttüklerini yazmıştır.Osmanlı İmparatorluğu’nda doğal çiçek aşılamasında, hastalığı hafif geçiren bir hastadan taze ve ince bir döküntü alınmakta, sonrasında aşılanacak kişinin alın derisi, bilek ya da bacak üzeri çizilerek, hastalıklı deri döküntüsü bu çizilen yerin üzerine sarılmakta ve bağlanmaktadır. Sekiz- on gün içerisinde çocukta çiçek hastalığının belirtileri hafif seyirle başlamakta, hafif ateş ve birkaç döküntüyle hastalık atlatılmaktadır.Lady Montagu, İngiltere’ye döndükten sonra öğrendiği bu yöntemi uygulamak istemiş, ancak burada kendisine karşı çıkılmıştır. Bunun üzerine Lady, kendisine yetki verilmesi için mahkemeye başvurmuş, mahkeme ise hapisteki 7 idam suçlusuna bu işte gönüllü olurlarsa bağışlanabilecekleri şartıyla aşılanmalarına karar vermiştir. Deney, tam bir başarıyla sonuçlanmış ve bundan sonra 7 mahkum serbest bırakılmıştır. Sonrasında Lady Montagu, Galler bölgesinde çocukların aşılanmasında görevlendirilmiştir. 1722’de tüm çocukların aşılanmaları başarıyla tamamlanmıştır.Çiçek hastalığıyla ilgili bir öykü de, Amerikan yerlileri ile İngiliz komutanı Sir Jeffry Amherst ile ilgilidir. İngiliz komutan, kendi askeri gücüyle karşı duramayacağı, Kızılderilileri yenmek için, kaleden Kızılderililere çiçekli deri döküntüleri bulaştırılmış battaniyeler atmış, bu battaniyeleri kapışan Kızılderili ordusu ise çiçek hastalığına yakalanarak yok olmuştur. Böylece burada bir biyolojik silah denemesi yapılmıştır.Çiçek aşısı uygulamasının tarihte resmen kabul edilmesi ise 1775 yılında başlayan benzer çalışmalarla İngiliz hekim Edward Jenner’e aittir. O da başlangıçta dirençle karşılaşmış olmasına rağmen, sonunda parlamento kendisine çiçek aşısı üretme yetkisini vermiş ve buradan çiçek aşısı tüm dünyaya yayılmıştır.1980 yılına kadar çiçek aşısı rutin olarak uygulanırken, başarılı aşılama çalışmaları sayesinde çiçek hastalığı tamamıyla dünyadan eredike edilmiş ve bu tarihten itibaren çiçek aşısı, aşı takviminden çıkarılmıştır.Cumhur Ertekin/ Tıbbın Öyküsü kitabından düzenlenmiştir.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s