Her Şart Altında Yaşanılasıdır Bu Hayat

İnsanlar vardır, yaşamındaki her bir davranışıyla ” Sevgi ve Değer Verme” nin en güzel örneklerini gösterir bizlere…Böyle bir insanı tanıma şansına sahip nadir insanlardan biriyim.Anlatmaya çalışacağım hikâye tüm yaşamıyla ve hatta yaşamını yitirdikten sonra bile bizlere örnek olmuş bir dostumun hikâyesi… Gonca Sağnak’ın hikâyesi…” Kanserle Dans” ın facebook sayfasında tanıştım Gonca’yla… Sayfada kendisiyle ilgili ” yüzü olmayan kadın canlı tablo oldu” başlığını taşıyan bir haber yayınlanmıştı. Ressam Burcu Cunneen, akrilik boyama tekniğini kullanarak canlı tabloyu yapmış, haberi ise Tülay Karabağ yazmıştı.Ateşten eteğinin üzerine, bedeni mavilik ve kuşlarla boyanmış elbisesiyle canlı tablo olan Gonca, yaşadığı tüm zorlukları haberde anlatıyor ve her şeye rağmen dik duruşuyla onlara adeta meydan okuyordu.”Her şart altında yaşanılasıdır bu hayat” diyen Gonca, yüzünün bir bölümünü ağız kanseri nedeniyle kaybetmiş, kalan diğer bölümüyle ise hayata tüm içtenliğiyle gülümsüyordu.Günlerden bir gün Gonca’nın sayfasında “Son dişimde döküldü” mesajı vardı. Onun için bir şeyler yapabilir, belki kendisine yardımcı olabilirdim. Bu şekilde tanıştım Gonca’yla…Didim’de oturuyordu. Yaklaşık 10 yıl kadar önce ağız kanserine yakalanmış, dişlerinin kron kısmı aldığı radyoterapilerden etkilenerek zayıflamış ve dökülmüş, diş kökleri ise halen çene kemiğinin içerisinde duruyordu.Ağız kanserinin kendisinde çok geç farkedildiğinden bahsediyor ve farkındalık için ondan yararlanmamızı istiyordu. O güne kadar diş hekimi olmama rağmen ” Ağız Kanserleri” ile ilgili benim de çok fazla bilgim yoktu.Onunla tanıştıktan sonra ” Ağız Kanserleri” ile ilgili bilgim de artmıştı.Ağız kanserleri, sıklıkla dilin yan kenarları, ağız tabanı, dudak mukozası, dilin ön üçte ikilik bölümü, azı dişlerinin arkasındaki bölge, diş eti ve yumuşak damakta görülmesi nedeniyle tüm ağız boşluğunun dikkatlice muayene edilmesi gerekli olan bir kanser türüydü. Klinikte kırmızı, beyaz veya hem kırmızı, hem beyaz komponentli yamalar, kabartılar, kenarları yüksek ve sertleşen ülserler, diş çekiminden sonra iyileşmeyen yaralar şeklinde görülmekteydi. Kanser türlerinin içinde en sık rastlanan altıncı kanser türüydü.Lezyonların erken dönemde klinik yakınma yaratmamaları nedeniyle, ağızda veya boğazda kanama, tek taraflı ağrı, uyuşukluk, rahatsızlık, kulak ağrısı, trismus, doku hareketliliğinde kısıtlanma, dişlerde hareketlenme, boyunda kitle, boğaz ağrısı, konuşma, çiğneme, yutma güçlüğü, ağız kokusu ve kilo kaybı yakınmasıyla başvurulduğunda lezyonlar ileri evrelere ulaşmakta ve hasta için bu dönemde yapılacak çok az şey kalmaktaydı.Farklı etiyolojik nedenlere bağlı olarak oluşan “Ağız Kanserleri” nin gelişiminden sorumlu tutulan başlıca faktörler tütün ve alkol kullanımı, yaşlılık, cinsiyet ve güneş ışığının yanı sıra, ağızda meydana gelen mantar ve ağızdan başlayan human papilloma virus ( HPV ) enfeksiyonlardı. Tütün ve alkol kullanımının birlikte ve yoğun olduğu kişilerde ” Ağız Kanserleri” nin riski, kullanmayanlara göre 38 kat artış göstermekteydi.Son veriler erkeklerde bu bölgedeki kanser olgularının kadınlardakinin üç katına yakın olduğunu bildirmekteydi.Tedavi öncesi ve sonrasında ağız ve yüzde ağır hasarlar bırakan bir hastalık olup, lezyonlarının büyük kısmı geç evrede tanılanmaktaydı. Hastaların tedaviden sonraki 5 yıllık sürede sağ kalma oranlarının yaklaşık %50 civarında olmasının nedeni lezyonun geç tanılanmasından kaynaklandığı bildirilmekteydi. Bu nedenle hastalığın erken evrede fark edilmesi ve tanılanması hastanın sağ kalım süresinin uzatılması, tedaviden kaynaklı komplikasyonların azaltılması ve tedavi maliyetinin düşürülmesi açısından çok önemliydi.Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ndeki hocalarımla görüşüp, tedavi için randevuları aldık, gerekli konsültasyonlar yapıldı ve Gonca’nın dişleri yavaş yavaş çekilmeye başladı. Çekim yerleri iyileştikten sonra ise Gonca’nın protezleri yapıldı. Protezinin ilk takıldığı gün Gonca’ nın mutluluğunu görmeliydiniz. Hayatımda protezi takıldığı için bu kadar mutlu olan bir hasta görmemiştim. Eski Gonca gitmiş, yerine yepyeni bir Gonca gelmişti. Yüzündeki, tavırlarındaki neşe ve mutluluk tüm kliniğe ve hepimize dalga dalga yayılmıştı.Gonca çok da güzel resim yapıyordu. Kendi resimlerinden oluşan bir sergi düzenleyerek, gelirini bağışladı.” Bir insan kaderi kesinleşinceye kadar elinden geleni yapar”, ” Tek bir organım kalıncaya kadar mücadeleme devam edeceğim” diyen Gonca, yaşamı boyunca sevgi ve değerin, farkındalığın en güzel örneği oldu bizler için…Şu anda maalesef Gonca’yı kaybettik. Ancak o yine bir farklılık, farkındalık oluşturarak vücudunu bilime ışık tutmak için ” Kadavra” olarak bağışladı.Bugün bu yazıyı sevgili dostum Gonca Sağnak’ın anısına ve onun hikayesinin bizlere ” Ağız Kanserleri” nde bir nebze olsun farkındalık oluşturması için kaleme aldım.Ağız Kanserleri’nde geç kalmamak için ” altı ayda” bir düzenli olarak diş hekimine gidip, ağız ve diş kontrollerimizi yaptıralım. Ağız içerisinde gördüğümüz farklı oluşumlarda da, diş hekimlerimize gitmeyi ihmal etmeyelim.Örnek yaşamına, farkındalığına, duyarlılığına, insan sevgine ve yüreğine teşekkür ediyorum, iyi ki seni tanıdım sevgili dostum …

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s