Beethoven ve Napolyon

Yenilik peşinde koşmasını kıyasıya eleştirenlere şöyle diyordu:

“Birkaç sineğin ısırması yarışı kazanmaya azmetmiş bir atı durduramaz.”

Küçük yaşta müziğe başlayan Alman besteci Ludwig van Beethoven Fransız Devrimi’nin getirdiği düşünce ve uygulamaları soluk soluğa izledi. Kısa bir süre Mozart’tan dersler alan Beethoven için Mozart; ” Bu çocuğun önünde, bütün dünya ayağa kalkacak !” derken, ünlü şair Goethe, ” Şimdiye kadar Beethowen gibi içtenliğini enerjisiyle birleştirebilmiş bir sanatçı görmedim. Bu yönüyle dünyanın, onun karşısında nasıl böyle dikilip durduğunu anlıyorum,” şeklinde Beethoven’i anlatmıştır.

Prensin sarayına Napolyon’un ordusuna mensup subaylar geldiğini görünce o gece piyano çalmaktan vazgeçmişti. Beethoven bir kahraman gördüğü Napolyon’u başlangıçta seviyor ve onu Fransız Devrimi’nin ilkelerini Avrupa’ya yaymaya çalışan bir lider olarak düşünüyordu. Ancak bir süre sonra Napolyon

imparatorluğunu ilan edince sevgisi nefrete dönüştü. O’ na ithaf ettiği Eroica ( Kahramanlık ) senfonisindeki, ithaf satırlarında yer alan Napolyon’un adını hışımla karaladı ve “Vücudu yaşadığı halde ruhu çoktan ölmüş bir büyük adamın hatırasına hürmeten” dedi.

Prens “Misafirlerimin huzurunda piyano çalmazsan harp esiri olarak şatoda

hapsedileceksin” deyince cevap vermeden oradan ayrıldı ve yağmur altında yürüyerek bir kasabaya geldi.

Oradan prense bir mektup yazdı: “Prens sen prensliğini, mensup olarak doğduğun ailene borçlusun. Ben kendimi kendime borçluyum. Daha binlerce prens gelip geçecek ama dünyada yalnız bir tek Beethoven vardır.”

En meşhur eseri Dokuzuncu Senfoni’dir. Geleceğe yönelik umutları ve insanlığa duyduğu inancını özellikle Schiller’in ” Neşeye Övgü ” şiiri üzerine bestelediği ” Bütün insanlar kardeştir” in müziğinde, son derece yalın ve akılda kalabilecek bir ezginin coşkusuyla anlatır.

Bu eseri ilk defa 7 Mayıs 1824’de Viyana Kraliyet tiyatrosunda çalındı. Besteci eserin idaresini kimseye bırakmak istemediğinden şef değneğini alıp orkestranın başına geçti ve eseri sonuna kadar aksaksız idare etti.

Konser bittiğinde salon alkıştan yıkılıyordu. O’na işaretle , halkı selamlaması gerektiğini, eserin çok beğenildiğini anlatmaya

çalıştılar.

Çünkü Beethoven, sağır olalı çok uzun zaman olmuştu. Bu eseri sağırken bestelemiş ve sağır olduğu halde orkestrayı idare etmişti.

Beethoven azim ve çalışma ile işlenmiş bir kabiliyetin her türlü engelle başedebileceğinin en güzel örneklerinden biriydi.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s