Kalın Bağırsak Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çıkartılabilen bütün tümörler için tedavi seçeneği cerrahidir

Lenf nodlarını içeren bağırsağa ait mezenterin de çıkartılması gereklidir. Bu ameliyat, açık, kapalı yada robot yardımı ile yapılabilir. Önemli olan tümör ve çevre dokularının tamamen temizlenmesidir.

Geride işe yarar doku kalması şartı ile bütün metastazların çıkartılması gerekir

Rektum tümörlerinde, tümör kas dokusunu aşmış ya da lenf nodu metastazı düşünülüyorsa ameliyat öncesinde ışın ve ilaç tedavisi, sonrasında kemoterapi yapılmalıdır

Robotik cerrahi tedavi seçeneklerinden biridir, özellikle derin alanlarda açılanabilen minik kolları sayesinde iyi bir cerrahi plan oluşturulmasını sağlar

Makatın tamamen kapatılması gerekir mi?

Anal kanala yakın distal rektum tümörlerinde abdominoperineal rezeksiyon (makatın tamamen alınarak kapatılması ve kalıcı kolostomi) ameliyatı ihtimal dahilindedir. Temiz bir cerrahi marj bırakmak koşulu ile anal kanala anastomoz da yapılabilir. Bu durumda geçici olarak saptırıcı ileostomi yapılması gereklidir. Bu ileostomiler daha sonra kapatılır.

Kapalı ameliyatlarda kalın bağırsak kanserinde yapılabilir

Karın açılmadan, Makattan tümör çıkartılabilir mi?

Evet, buna Lokal eksizyon diyoruz, T1N0 (cok erken evre) tümörlerde, lokal invazyon yok ise, 3-4 cm den küçük tümörlerde yapılabilir. Bu durum çok sınırlı vakada uygulanır. Eğer tümör makata çok yakınsa, hasta kesinlikle makatın kapatılmasını istemiyorsa yapılmalıdır. Bunun için özel ekipmanlar gereklidir.

Adjuvan tedavi, lenf nodu metastazı var ise yada yüksek riskli T3 ve üzeri tümörlerde yapılır

FOLFOX, FORFİRİ Evre II yüksek riskli, yada Evre III hastalarda yada yeterince lenf nodu çıkartılamamış hastalarda düşünülür.

Monoklonal antibody (akıllı ilaç) metastatik kolorektal kanserlerde  tek başına yada FOLFOX ile birlikte düşünülebilir

Süreç (hastalığın prognozu) nasıldır?

Hastalığın evresine

Hastanın direncine ve kapasitesine göre değişir. Yapılacak cerrahi tedavinin düzgün olması gereklidir. Bu tedavi multidisiplinerdir. Yani, patoloji, radyoloji, onkoloji, radyasyon onkolojisi, gastroenteroloji, girişimsel radyoloji, yoğun bakım, palyatif bakım birimleri birlikte hareket ederler. Diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, ağrı uzmanı, psikolog ve psikiatrist desteği sıklıkla gerekir. Dolayısıyla konseyler büyük önem kazanır ve bu birimler arasında iletişim çok önemlidir.

Ancak daha önemlisi hastalığı tedavi eden ekibin omurgasını oluşturan cerrahi ekipler ile hasta arasında ve diğer ekipler arasında sorunsuz ve sürekli bir iletişim olmalıdır. İhtiyaç durumunda hasta kolayca kendisini tedavi eden ekiplere ulaşabilmelidir.

Ne kadar farkındalık o kadar erken teşhis.

Prof. Dr. Gökhan Akbulut

http://www.gokhanakbulut.com


Kanser Aşısı Nedir? Doç.Dr.Özlem Sönmez Yazdı

KANSER AŞISI NEDİR? 

Kanser aşılarını koruyucu ve tedavi edici olarak iki gruba ayırabiliriz. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre kanserlerin %15’i virüs kaynaklıdır. Karaciğer kanserine ve siroza yola açan hepatit B’ye karşı hepatit aşısı ve rahim ağzı kanserine karşı HPV aşısı koruyucu aşılardır.  HPV’ye karşı piyasaya sunulan Gardasil ve Cervarix adlı aşılar ile bağışıklık sağlanabilmektedir. Gardasil ergenlik öncesi ve aktif cinsel yaşama başlamış bireylere (her iki cinse de)  önerilmektir. Enfekte olmuş bir birey için bu aşıların koruyucu etkisi yoktur.

Diğeri ise, Hepatit B’yi önlemek için Hepatit B aşısı özellikle riskli gruplarda mutlaka öneriliyor.

Doç. Dr. Özlem Sörmez

Sağlıklı bir yaşam için neler yapmalıyız?

Sağlıklı yaşam için, epidemiyolojik çalışmalar gösteriyor ki, sevgiyle bağlı olduğunuz, iyi sosyal ilişkiler ve neşe birinci derecede önemlidir. Sağlıklı yaşamın temel anahtarı budur.

iyi sosyal ilişkiler ve neşe sağlıklı olmanın temel kuralıdır

Bunlar var ise, iyi beslenirsiniz, yediklerinizi keyifle yersiniz ve sizi daha sağlıklı kılar. Elbette dengeli beslenmeyi, özellikle kalın bağırsak sağlığı için kepek ve posalı gıdalarla beslenmeyi, öğünler içine sebze ve meyveleri eklemeyi öneriyoruz.

neşeyle ve keyifle beslenin

Ama ne yerseniz yiyin, neşeyle ve keyifle yiyin. Dostlarla birlikte yiyin. Bu gün meslektaşlarımız belki kızacaklar ama, stres bütün hastalıkların anasıdır deniyor, bu tamamen doğru değil, vücudumuzun dozunda bir strese ihtiyacı var.

Atalarımızın dediği gibi işleyen demir ışıldar. Siz bir organınızı kullanmıyorsanız o organınızın hücreleri kendisine ihtiyaç duyulmadığı için kendini küçültür, köreltir,kenara çekilir. Bu doğanın muhteşem ekonomi sistemidir. Her hücre muhteşem bir bütünün parçasıdır. Her hücremiz bunun bilincindedir.

Hareket edin.

Bu yüzden dozunda yaşanmış bir strese ihtiyacımız var. Bedeninizi ve ruhunuzu hayattan, işinizden emekliye ayırmayın, ölene kadar çalışın, gücünüz yettiği kadar gayret edin. Bunun için ya işinizi seveceksiniz, yada sevdiğiniz işi yapacaksınız. Stres, bir dereceye kadar ihtiyaç duyulan bir kavramdır.

Hareket edin. Hareket özellikle açık havada, kuşların, yaprakların, rüzgarın sesini dinleyerek yapılan ve elbette bu güzelliklere şükredilerek yapılan hareket, buna isterseniz spor deyin, ama yürüyüş, bisiklet, yüzme, dağcılık hepsi aynı kapıya çıkar, sizi daha sağlıklı yapacaktır.

Hareket eğer keyifle ve dostlarla yapılıyorsa daha fazla  katkısı olur.

Dostluk sağlıklı yaşamın temel öğelerinden biridir
güçlü aile bağları ve neşe sizi hastalıklardan korur

Hücrelerimiz bizim konuştuğumuz bazen de konuşmadan hatta kendimizden bile sakladığımız düşüncelerimizi duyarlar. Kalın bağırsaklarımız duygusal organlarımızdır. Komşularının acılarına gözyaşları ile eşlik ederler.

Siz duygularınızı, öfkenizi içinizde tutarsanız, kalın bağırsağınızda buna eşlik eder. O hücrelerde size uyum sağlar.

Bu yüzden, duygularınızı içinizde tutmayın, sevginizi, öfkenizi, acılarınızı paylaşın.

Kahkaha, bütün acıları dindirir. En kötü zamanlarında bile insanın gülebileceği şeyler çıkıyor karşısına. Bunu görmek için bakış açısını değiştirmek gerek. Acılarla birlikte ve acılara rağmen, hayata olumlu bakmak, yaşadıklarımıza ve öğrendiklerimize, acı tatlı bütün tecrübelerimize son tahlilde şükredebilmek gerekir.

Hastalıklar da birer misafir gibidir. Bütün acılar gibi diğer ellerinde bir hediye ile gelirler. O hediyeyi fark etmek gerekir.

Neşe, sevgi ve dostlarla dolu bir ömür dilerim.

Prof. Dr. Gökhan Akbulut

http://www.gokhanakbulut.com


Kalın Bağırsak kanserinin tedavisi nedir?

Tedavisi cerrahidir, bazı durumlarda ameliyattan önce ışın tedavisi ve ilaç tedavisi eklenebilir, bazı durumlarda ise ameliyattan sonra, bu hastalığın evresi ve tuttuğu yer ile ilgilidir.

İleri evre tümör ve metastaz ne demektir?

Metastaz yayılma demektir. Tümör hücreleri önce bağırsak duvarının katmanlarına yayılır, sonra bağırsak duvarını tutarak ilerler ve yakın komşu organları tutar, çevresel lenf bezlerine yayılır.

Bu duruma lokal ileri hastalık diyoruz. Bulunduğu bölgede ilerlemiş hastalık. Birde uzak organlara yayılım durumu vardır. Karaciğer en sık yayıldığı organdır. Bunun dışında akciğer, karın zarı (periton) ve diğer organları da tutabilir.

Kalın Bağırsak Kanseri ileri evrede ise çaresiz bir durum mudur?

İleri evre ve metastatik hastalık durumunda çaresiz değiliz. Çıkartılabilecek tümörleri çıkartmak gereklidir. Temel prensip geride yeterince sağlıklı doku bırakabilmektir. Bazı durumlarda ise önce ilaç tedavisi yaparak

metastaz sayısını azaltıyoruz, hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyoruz ve geri döndürebiliyoruz, ardından cerrahi müdahale yapıyoruz.

Sıcak kemoterapi nedir?

Eğer tümör hücreleri karın zarını tutmuş ise, karın zarını tamamen soyarak ve görünür metastatik odak sayısını en aza indirecek bir ameliyatın ardından yüksek doz, sıcak kemoterapi uygulanır. Bu özel bir araç aracılığı ile yada karın açık tutularak bir süre sıcak kemotepapi batına emdirilerek yapılabilir.

Bu tedavinin etkin olduğunu gösteren seriler vardır. Bizim de klinik tecrübelerimiz bu yönde. Bu yöntemi uyguladığımız ve fayda gören çok sayıda hastamız oldu.

KANSER TEDAVİSİNDE AKILLI İLAÇ NEDİR? KEMOTERAPİDEN FARKI NEDİR?  

Kanserin genetik haritasının çıkarılması sayesinde kansere neden olan mekanizmalar saptanmış, bu sayede bunların hedeflenebilmesi mümkün hale gelmiştir. Akıllı (hedefli) tedaviler ise hücrenin kanserleşmesine sebep olan mekanizmayı hedef alarak etki etmektedir. Hedefli tedavilerdeki en büyük gelişmeler akciğer kanseri, malignmelanom gibi çok hızlı ilerleyen kanserlerde sağlandı. Örneğin akciğer kanserinde, kanserli dokunun gen yapısında değişiklik (mutasyon) saptanırsa, kemoterapiye gerek olmaksızın bu gen değişikliklerini hedefleyen tablet şeklindeki ilaçlarla hastalık kontrolü sağlanabiliyor. Üstelik bu ilaçların etkinliği kemoterapiden daha yüksek oluyor. Bu tedavilerle %80’lere varan başarı elde edilmekteyken, kemoterapi ile bu ancak %30’larda kalıyor. Kemoterapi vücutta hızlı çoğalan tüm hücrelere etkilidir ve yan etkilerini de bu yolla gösterir. Saç ve kıl hücreleri, sindirim ve solunum sistemini örten hücreler, kan hücreleri vücudumuzda hızlı çoğalan hücrelerdendir. Kemoterapi alan hastalarda ağızda aftlar, bulantı, kusma, kan sayımın düşmesi bu nedenle olur. Öte yandan destek ilaçlarla bulantı, kusma ağız yarası gibi yan etkiler azalmakta, kemoterapi sırasında kullanılan özel başlıklarla saç dökülmesinin önüne geçilebilmektedir.

Ancak özellikle belirtilmelidir ki, her hasta ve kanser tipi akıllı (hedefli) ilaçlara uygun değildir. Ancak kanserli dokudan veya kandan yapılan incelemelerde uygun genetik mutasyonu tesbit edilen hastalarda etkilidir ve uygulanabilir.

Doç.Dr Özlem Sönmez

Tıbbi Onkoloji Uzmanı

Kalın bağırsak kanserinin belirtileri nedir?

Makattan kanama kanserin belirtilerinden biri olabilir

Tümörün boyutuna, yerine bağlı olarak değişir.

Genellikle uzun süreli bir sessizlikten sonra belirti vermeye başlar.

Kansızlık, bir alarm semptomdur, 50 yaşın üzerinde bir hastada aksi ispat edilene kadar kolorektal kanser araştırılmalıdır.

kansızlık özellikle 50 yaşın üzerinde en önemli belirtilerden biridir, aksi ispat edilene kadar kalın bağırsak kanseri araştırılmalıdır

Halsizlik, genellikle kansızlığa ve tümörün vücudun besin kaynaklarını tüketmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Yorgunluk ve halsizlik kanser belirtisi olabilir

Dışkı karakterinde ve renginde değişiklik olması, parlak kırmızı kan yada siyaha yakın kötü kokulu ishal şeklinde dışkılama alarm semptomlar arasında yer alır.

Kramp tarzı karın ağrıları, büyük abdeste çıkamama, şişkinlik kişiyi acil servise kadar sürükleyebilir ve bağırsak tıkanıklığının belirtileridir.

Burada altını çizerek belirtelim, bir kişide kansızlık varsa, 50 yaşın üzerindeyse, dışkı karakterinde değişiklik mevcutsa, rektal kanaması mevcutsa mutlaka bir doktora başvurmalıdır.

Bu tür hastalarda, muayene, endoskopi ve büyük abdest tahlili yaparak tarama yapılır.

50 yaşın üzerinde bir kişi de kansızlık mevcut ise aksi ispat edilene kadar kalın bağırsak kanseri araştırılmalıdır

Ne kadar farkındalık o kadar erken teşhis demektir.

Erken teşhis edilmesi halinde kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Sağlıklı günler dilerim

Prof. Dr. Gökhan Akbulut

http://www.gokhanakbulut.com


Ruh

ÇOK HIZLI GİDİYORUZ. RUHLARIMIZ GERİDE KALIYOR… (yavaşla… ve fark et…)

Bir zamanlar Afrika’da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkarlar. Kafile zor tabiat koşullarında, balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam eder. Fakat günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden dururlar.Taşıdıkları yükleri yere indirir ve hiç konuşmadan beklemeye başlarlar. Ulaşmak istedikleri yere bir an önce varmak isteyen Batılı arkeologlar bu duruma bir anlam veremez, zaman kaybettiklerini, bir an önce yola devam etmeleri gerektiğini anlatarak, yerlilerin neden durduklarını öğrenmek isterler. Fakat yerliler büyük bir suskunluk içinde sadece bekler. Bu anlaşılmaz durumu, yerlilerin dilinden anlayan rehber, onlarla bir süre konuştuktan sonra şu şekilde ifade eder:

“Çok hızlı gidiyoruz. Ruhlarımız geride kalıyor.”

Bu sahne, Michelangelo Antonioni’nin 1995 yapımı “Par dela les Nuages” (Bulutların Ötesinde) adlı filminden alınmıştır.

Modern şehir hayatının ve çağımızın getirdiği en büyük sorunlardan biri bu; “hızla, sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere doğru çılgınca koşuşturmak” ve koşuştururken etraftaki ayrıntıları, manzaraları, küçük mutlulukları, kısaca hayata dair pek çok yaşanası güzelliği görememek ve kaçırmak…

Ya da yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek…A9717FC1-F83B-4E98-B5DA-B319D5F080E8